Coffee Kahve Evi 2009 yılında, İstanbul'da otuz metrekarelik küçük bir dükkânda tek bir espresso makinesiyle açıldı. İlk yıl günde ortalama kırk fincan kahve satıyorduk; bugün aynı sokakta kırk kişilik salonumuz ve arka bölümde kendi kavurma atölyemiz var.
Kahveyi ilk günden beri aynı biçimde ele alıyoruz: çekirdeği tanımadan satmıyoruz. Çalıştığımız iki ithalatçıyla her sezon başında oturur, gelen partileri tadar, dükkâna hangi çekirdeğin gireceğine birlikte karar veririz.
Neden kendimiz kavuruyoruz. Kavurma tarihi geçmiş çekirdek, ne kadar iyi demlenirse demlensin fincanda kendini belli eder. Haftada iki kez, on iki kiloluk makinemizde kavurma yapıyoruz. Böylece rafta bekleyen paket kalmıyor, tezgâhtaki çekirdek her zaman yedi günden taze oluyor.
Menümüz neden kısa. Elli çeşit içecek yerine on iki içeceği doğru yapmayı tercih ediyoruz. Espresso bazlı içeceklerde tek harman, filtre bölümünde mevsime göre değişen üç tek kaynak çekirdek kullanıyoruz.
Salonumuz. Kırk kişilik salonda ahşap masalar, geniş pencere kenarları ve bilgisayarla çalışabileceğiniz prizli köşeler var. Müziği hep sohbetin altında tutuyoruz; toplantı yapan da kitap okuyan da rahatsız olmuyor.